elif’in hayalleri vardı
Abartılacak bir yanı da yoktu hayallerinin
Kıracaktı kabuğunu tohumunun
Arayacaktı kökleri
Neyi aradığını bilmeden
Hangi filmde oynayacağından habersiz
İlerleyecekti
Doğruya mı?
Güzele mi?
Tatlı ve şapşala mı?
Yolda farkına varacak (mıydı)?
Olmak istemediği şeyleri hayal etti
Tren istasyonunda somurtan herhangi biri olmak istemiyordu
Sokakta yanından öylece geçilen biri olmak da…
Her günü aynı günmüş gibi yaşamak,
Bir periyodun içinde eriyip
insanlığını yitirmek
istemiyordu
Yoruldu
Mutluluğu kovalamaktan ya bir gün vazgeçersem
Umursamaz ve unutursam diye düşünüp korktu
Gözleri doldu, ağlayamadı
Gecenin bir yarısında birlikte yürüyebileceği sesleri aradı durdu
Otobüste tanımadığı insanlara baktı
Bisiklet sürenleri süzdü
Marketteki insanlara gözleri takıldı
Karşı kaldırımdakileri izledi
Böyle böyle öğrendi oyunu elif
