Fotoğraf: Richard Loader, Unsplash

Argoya Övgü

15 Eylül 2026
4 dakika

Argoya Övgü serisi, dilden düşmüş ama akıllarda kalmış olabilecek bazı argo deyimlere selam niteliğindedir. Hatırlanan ve bahsedilen olaylar orantısız biçimde kısmen gerçek, kısmen de gerçek dışıdır. Serinin “Gazoz Ağacı” adlı giriş kısmı, basılı yayınımız Yaz Saati’nin ilk sayısında da yer almaktadır.

 

Gazoz Ağacı

daha ekmek kırmayı bilmezken, dünyayı attılar önümüze.

koroda kısa boyluları öne koydular

bazı çocuklar hep yendi kartopunda

birinin bisikleti hep aşırı yeniydi

birisi sıyrılmayı hep en iyisinden öğrenmişti

kimi ise küçük anların küçük duygularıyla başa çıkarken

bir anda büyümüştü

 

 

Görsel: Irmak Ertaş
 

I – KIŞ

Karlı bir pazar günü

camdan içeriye buz beyazı bir ışık akıyor.

mutfak kapısının eşiğinden sıcak hava dalgası geliyor.

tencere kaynıyor makarna mi yoksa?

televizyonda gündüz programı?

sanki dünyanın arka planında bu ses var gibi

içeriden annenin sesi geliyor.

 

Irmaak

efendim anneeeeee?

cevap yok

 

sonra aniden

çoraplarını giy yavrum üşütürsün.

çoraplarını gırtlağından tuttuğun gibi koltuk aralarına tepiyorsun.

salona giriyorsun, evin geri kalanına göre sakinliğin tekinsiz bir hali hakim burada.

Anneannenden kalan duvar saatinin sesi tok başlıyor,

incelerek metalik bir tonda sönüyor.

derken tekrar başlıyor, bitmeyen bir döngü bu ne de olsa, zaman yani…

 

Ayak tabanların, özellikle başparmağının altı salonun ahşap lame parkesine yapışıyor.

her adım attığında şapşup, nemli tenin ciladan ayrılma sesi ekleniyor saatin metalik çıngırağına.

Salondan çıkıp hala orada mi diye kontrol etmeye,

koşar adım dedenin çalışma odasına gidiyorsun.

Tozlanmış ahşap kokusu ve tıka basa doldurulan resim albümlerindeki tanımadığın akrabaların parfümü dolduruyor burnunu.

 

burada yerde duran ve senden yalnızca biraz daha küçük olan viksi şişesine doğru eğiliyorsun

suratının cam sise üzerindeki tuhaf yansıması sana komik geliyor.

sonra bir yetişkinlik takınıp yansımana tekrar bakıyorsun,

“Irmak çoraplarını giy yavrum bak üşütürsün sonra”

olmayan bıyıklarını mükemmeliyete eriştiriyor, sonucu yine de beğenmiyorsun

işte tam bir yetişkinlik.

 

bu sefer çocuksu ve gerçek bir ciddiyetle camda işaretlemiş olduğun yere bakıyorsun.

Evet, viksi azalmış.

Yeni yeri işaretliyorsun ve yetişkinleri açlıkları konusunda

Aynı annenin yaptığı gibi yargılayıcı bir tavırla, yarı sesli eleştiriyorsun.

sağ ayağını solun önüne atıyor ve düğüm şeklini alarak kendi ekseninde

arkandaki ansiklopedilere doğru dönüyorsun.

 

Kırmızı kuşe ciltli resimli ansiklopedi, 11, sayfa 3-12 arası

“cilt hastalıkları”

bu sefer resimlere 3 saniyeden daha uzun bakacaksın

1

2

3

4

Kalbin yerinden çıkacak gibi, neden bu kadar korktuğunu da bilmiyorsun.

Allah korkusu o zaman sende var oğlu var.

Ayıplıyorsun kendini ve çok bakarsan sana da bulaşacak sanıyorsun.

ansiklopediyi yerine koyuyorsun ve doğrudan ellerini yıkamaya banyoya gidiyorsun.

Ne olur ne olmaz.

musluğa yetişmek için parmak ucunda durmaktan parmak eklemlerin yanıyor.

pencerenin açıldığını duyuyorsun, içeri hayat ve poşet sesleri doluyor

Yoksa?

Bir koşu balkona gidiyorsun ve sisli camlar kafandaki tüyleri ürpertiyor.

Yarı yolda arkadaşlarının sesi kulaklarına varıyor.

hadiii, bizim oradaki yokuş buz tutmuş, poşet al gel,

Samet’in eldiveni de sendeymiş unutma cillengöz!

Çoraplarını koltuk arasından çıkarmaya gidiyorsun.

Umarım boğulmamışlardır.

 

 

II – YAZ

İki lokma yemeden şurdan şuraya gitmek yok

Annemin ünlü sözleri

Filiz Akın, ısrarla yemeni istedikleri haşlanmış yumurtayı oynuyor.

Serinlemek için buzdolabını açmaya karar veriyorsun ama tutacak ısınmış.

terli ellerin sıcak tutacağa değince irkiliyorsun.

vücut ısın 2 derece arttı gibi hissediyorsun.

 

o yumurta kendi kendini yemeyecek herhalde

u yımırta kend kendni yimiiicek herıldeee

Anne kulun kölen olayım ya, diyorsun

Baktın kurtuluş yok, sıcakta yumurta yemeye hazırlanıyorsun.

Balkonun beton zeminine oturuyorsun, sıcak tozlu zemin olduğu gibi gözüne yapışıyor.

Meraklı komşular gibi balkonun dışına doğru taşan demirler fazlasıyla ısınmış da olsa

varını yoğunu, yanağını kafanı yaslayıveriyorsun.

gözlerini büzüyor, tam kapatacak gibi yapıyor, kirpiklerinin arasında azıcık aralık bırakıyorsun

bu şekilde güneşe meydan okumaya kalkıyorsun.

Sağ elinin dışına yaslayıp yukarı çevirdiğin kafanın tepesini sol elinle yokluyorsun

Yanıyor vay yanıyor

plastik mermili silah sesleri geliyor sokaktan.

Senin tayfa çıkmış.

Gökhan zeminden ikiye sesleniyor

İkinci kata yani

Yiyosa gel

Yiyosa ordan sık gökheeen

Gökhan sıkıyor

Plastik mermi gözüne geliyor

Yanıyor vay yanıyor

Ağlamıyorum gözüm doldu diyorsun, ki doğru

Şaşkınsın daha çok

Derken gökhanın anası kulağına doğru yanıyor

Yanıyoruz.

 

Bir hışım mutfağa giriyor, annen tam ağzını söylenmeye açacakken yumurtayı iki hamlede nakavt ediyorsun ve suratına mutfak lavabosunda su çarpıp hunharca çiğnemeye başlıyorsun.

o sırada şort, çorap, atlet giyiyor son lokmanla beraber kapının yanında yer alıyorsun.

Anne ben sokaktayım deyip,

tutamaçlardan avcunu kaydırarak ve basamakları ikişer ikişer atlayarak zemine inişi gerçekleştiriyorsun.

 

Gökhan diye sesleniyor ve apartman boşluğunda ismin yankılanışını duyuyorsun.

apartman girişinin serince ve sessiz havası seni cinlendiriyor.

biraz burada kalıyorsun ve dışarı adımını atar atmaz, alnında donakalmış ter damlacığı kendini koyveriyor.

maç başlıyor.

Bir gözün kırık.

Kale sende.

İddia aynı, gazozuna.

Gazozun kimden olacağı da belli. Samet değil.

Yine benden, gazoz ağacından.

 

En haşmetli kaybediş hikayen yazılıyor bu yıllarda.

Ve sen ömründe ilk kez

kaybederek bir şeylerin parçası olmak ne demek görüyorsun.

Ve o zaman bilmesen de, hayatta her şeyin geçici olduğu gerçeğinin gölgesine sığınıyorsun.

Yaz geliyor ve geçiyor.

 

Author

  • GMT +1 / GMT +2 olsa da her daim rota tekrar hesaplanıyor. Şiirler çözer, komşunun küçülenlerini giyer, çocuklara dijital masallar tasarlar.

Öneriler

Türkiye’den Uzakta: Bir Kimlik ve Görünürlük Mücadelesi

Bir sene boyunca adımı söylemeye çekindim, çünkü hemen sonra kimliğimle

sf. - Saat Farkı sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin