Zamansız - Page 3

‘No Man’s Land’: Kadınlığın İzini Sürmek

Uzun zamandır kendi içimde izini sürdüğüm bir alan var, buna No Man’s Land diyorum. Haritalarda bu kavram, iki taraf arasında kalan ve hiçbir tarafa ait olmayan bölgeyi ifade eder. Benim içinse No Man’s Land, kadınlığın erkeklerin varlığında ve yokluğunda nasıl değiştiğini gözlemlediğim
13 Ağustos 2026

Köleler ve Kilitler

Kapitalizm, paranın ve patronların sınırsız hareket özgürlüğünü kutsal bir hak sayarken, emekçiler için her sınır bir hapishane duvarı, her pasaport başvurusu bir sorgulama seansına dönüşüyor.
8 Ağustos 2025

Yalnız dinlemeyeceğim, değil mi?

Sizi sizden iyi tanıyan bir asistanın sürekli zevklerinize özel müzik üretmesi fikri cezbedici gelebilir. Peki, ortalığın yalnızca tek kişinin zevklerine hitap eden, başka kimsenin duymadığı, hiçbir zaman da duymayacağı, hedef kitlesi de dinleyici sayısı da 1 (yazıyla bir) olan şarkılarla dolması sahiden
30 Temmuz 2025

Müptezhel ile Ankara’ya, Derdo ile Berlin’e Taşınmak

Şu sıralar Anadolu Flex dinleyerek vize evraklarımı toparlamakla ve Berlin’in o meşhur barınma kriziyle uğraşıyorum. Özleyeceğime emin olduğum şeylere sıkı sıkı sarılıyorum. Hâlâ vakit varken Kıtır’da akşam birası içiyor, Sıhhiye Pazarı’nda gözleme yiyor, Devrim çimlerine doyasıya uzanıyorum.
19 Haziran 2025

Hikâyemiz evrenselleşir mi?

Başka bir dile çevrileceğini varsayarak yazmak iyi bir fikir mi? Türkçenin bazı imkânlarını elinin tersiyle itmek anlamına gelmez mi? Yoksa meseleleri bağlamlaştırarak, ufak açıklamalar sunarak gerçekten ortak bir dil, bir tür "lingua franca" yakalanabilir mi?
5 Haziran 2025

Murakami koşmasaydı yazabilir miydi?

"Koşmasaydım Yazamazdım"ı üç kez okudum. Her okuduğumda kendimle ve bu sanatla/zanaatla ilgili yeni sorular geliyor aklıma: Bir yazar ne zaman yazar olur, yazmak gerçekten bir maraton mudur, insan neden yazar… Ama dönüp durduğum büyük soru hep aynı: Murakami koşmasaydı gerçekten de yazamaz
5 Haziran 2025